Birileri hakkınızda sürekli konuşur. Bu sizi ya çekemediği içindir, ya da sizi merak ettiği içindir.
Sizi tanımadığı da muhtemeldir, söylediği her söz kendine çıkar, kendini tanımlar.
Sizinle o kadar çok uğraşır ki açık kovalar, en ufak bir hamlenizde al işte ben demiştime getirir olayları.
Anlamak değildir onların gayesi, anlaşılmaktır. Gerçi anlaşılmak da değil, bir nevi bencilliktir onların işi.
Bir de şu da var, kendilerini mükemmel kusurlarıyla vurmaya cesaret edemezler.
Korkak, ödlek, niteliksiz, anlaşılmazlardan başka bir şey değiller.
Bu tür insanlar sorunludur ve eleştirilmekten haz etmezler!
Zaten sorunda burada başlıyor.
“Mükemmelci bir zihniyet hataya kavuşur elinde sonunda”.
Çoğu zarif görür, çoğu kaba, tabi nitelik gözde değildir hislerde...
İşin aslı kötü olmakta değildir, iyi olmaktadır..
Umarım yeteri kadar açıktır yazılanlar.
Kimse kimseyi sevmek zorunda değil, ta ki saygıda kusur etmedikten sonra...
Sade