avatar

Eğitim ve Eğitim Sistemi

17/10/2017
hisperest

Sizce Eğitim nedir?

Birçoğunuzu görür gibiyim, hemen Google amcanın arama sayfasına basarak eğitim kelimesini yazdınız ve karşınıza çıkan “Eğitim” iki konu başlığı altında toplandığını gördünüz bile;

“Eğitim

1.belli bir bilim dalında, belli bir konuda bilgi ve beceri kazandırma, yetiştirme ve geliştirme işi.

"Eğitim, okulun işidir"

2. yeni kuşakların toplum yaşamında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları edinmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme.

eş anlamlısı:

terbiye

Ve ıvır zıvır bir sürü yazı.

Peki ya Eğitimin bu yazılanlardan ibaret olduğunu düşünüyor musunuz?

Herkesin kafasında ufakta olsa eğitime verebileceği bir cevabı vardır. Mesela benim; aklıma gelen ilk cümleler..  Eğitim düşüncenin terbiye almış halidir. Bu cümle ile istediğinizi anlayabilirsiniz. İstediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz. Çünkü eğitim burada yazmış olduğum cümleleri düşündürmeye iten bir sürecin asıl kaynağıdır. Eğitim kültürlenme sürecinin ta kendisidir yani insanlığı insana aktarmak olarak düşünebiliriz. Ne kadar çok eğitilmiş insan varsa o kadar da kültür çeşitliliği vardır deriz.  

Eğitim o kadar ki, insanoğlunun günümüze kadar şekillenmesine ve biyolojik gelişimine de katkı sağladı. Kültürleşen bu eğitimle beraber eğitim sistemi de değişti. Gelişen eğitim sistemi ile bilgi artı, insanlarla olan sosyal diyalog güçlendi. Haliyle zamanın eğitimi de bu sayede ağırlaştı. Daha karmaşık bir hal aldı. Kültürleşmeden ziyade robotlaşma kavramına doğru adım atıldı. Ta ki bu adımla beraber Ülkemizde de eğitimde oluşan bu dallı budaklı yapay sinir ağlarını köklü değişikler yaparak kültürlenmeden uzaklaştı ve robotlaşmaya doğru adım attı.

Peki ya bu eğitim başlığı adı altındaki sistemin değişiklik sebebi neydi?

Şu veyahut bu diye adlandırabileceğim bir şey yok, en azında ülkemiz eğitim açısından böyle bir şey değil. Çünkü bizim eğitim sistemimizin baş dayanağı sınavlar. Sınavlarda başarılı olmak çoğu şeyin kapısını aralama sebebi. Sınavda başarıdan kastım verilen sorulara doğru cevap vermek. Oysa bu eğitim olarak adlandırılmamalı. Konuşmamın başında da bahsetmiştim. Eğitim bir süreç, birkaç dakikadan ibaret sınavla yarıştırılan bir sistem olmamalı. Kültürel arası dayanışma farklılık ve düşünce paylaşımı olmalı. Yani şunu demek istiyorum. Ezberlediğimiz bir ton formül günlük hayatımızda ne işimize yarıyor ya da girmiş olduğumuz sınavlarla şu veyahut bu şekilde kazandığımız bir şey var mı? Sınavlar bize stresten başka bir şey değil. Ben burada sınavları eleştirmiyorum tabi. Eğitim sisteminin bize kazandırmasını istediğim biyoloji, teknoloji, sanayi ve bilim alanlarında gelişmemiz gerekirken sınavda çıkacak olan sınavda şu soruyu böyle çözerim ya da bu soruyu bu yoldan çözmeliyim olmamalı.

Biz bu eğitim sistemiyle körelerek yaşantımızı kısıtlıyoruz. Şöyle düşünün biri sorunla geliyor karşınıza ve ilk aklınıza gelecek olan bu problemin kaynağıyken çözüm nasıl yapabilirim oluyor. Oysa kaynağını anlamaktan kaçıyor ve asıl olayı algılamaktan uzaklaşıyorsunuz. Burada şunu anlatmaya çalışıyorum Eğitim bir sistem olmamalı, düşünce arındıran güçlü bir algoritmayı ifade etmeli. Hatalarıyla eksikleriyle yaşamalı ve şekil almalı, sınav politikası gütmüyorum burada ama sınavın iyileştirilmesi gerektiği konusunda birtakım çalışmalarla düzeltilmesi gerektiğini söylüyorum.  Eğitimle sürekli olarak oynamak yerine tek bir sitem hedef alınarak eğitim kelimesinin asıl temelini kavramalı.

 

Bunları söylerken aldığımız eğitimden bizler neler istiyoruz?

İyi bir gelecek, iyi bir yaşantı, daha fazla maaş alabileceğimiz iş… Vesaire vesaire vesaire. Bu cevapları bize eğitim sordurmuyor. Eğitim sisteminin ta kendisi söyletiyor. Bunu bizler bu hale de getirmedik sürekli değişen eğitim sistemi bu hale getirdi.

Dilerim gelecek kuşaklar eğitimin, eğitim sisteminin geliştirilmesi için çabalar..

 

Şevval Sarıkaya

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler

Yorumlar Yorum Yap